Girişimcilik için önce eğitim

692

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak, eğitim, politaka ve girişimcilik kavramları arasında etkileşim bulunduğnu, girişimciliğin geliştirilmesi için eğitimin de geliştirilmesi gerektiğini söyledi. 5. İzmir İktisat Kongresi’nin ikinci gününde Swissotel Grand Efes’te düzenlenen “Yenilikçi Üretim Yapısına Geçişte Sanayileşme, Girişimcilik, Ar-Ge, Yenilik ve Ticarilaştirme Politikaları” konulu oturumu yöneten Yücel Altunbaşak, geçtiğimiz 5-10 yıl içinde büyük ilerleme kaydettiğini, patent aplikasyonlarının yükseldiğini ifade etti.

Türkiye’deki patent sayısının da gün geçtikçe arttığına değinen Altunbaşak, “Yine de gelişmekte olan ülkeyiz, kendimizi kandırmamamız gerekiyor” dedi. TÜBİTAK olarak ticarileşme etkinliklerini desteklediklerini kaydeden Prof. Dr. Yücel Altunbaşak, çeşitli sıkıntılarla yüz yüze geldiklerini, bazı araçlar oluşturarak bu sıkıntıları aşmayı hedeflediklerini, nihai hedefin de yüksek katma değer sağlayabilmek olduğunu söyledi. Eğitim ve poitika gibi konularla girişimcilik arasında yakın etkileşim olduğunda da değinen Altunbaşak, “Girişimciliğin geliştirilmesi için eğitimin de geliştirilmesi gerekiyor” ifadesini kullandı.

Patent başvurularındaki artış

Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, 2023 vizyonunun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konduğunu, hedeflerin sınai mülkiyet vizyonuyla da irdelenmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin 2023 sınai mülkiyet vizyonunun en az 10 küresel marka yaratılması, dünyada Türk tasarımı imajının yerleşmesi gibi maddelerden oluştuğunu ifade eden Asan, 2002 yılından 2012 yılına kadar her yıl patent ve faydalı model başvuruları konusunda yüzde 15′lik artış yakalandığını dile getirdi.

Marka başvurusu sıralamasında Türkiye’nin Avrupa’da birinci sırada olduğunu, sınai mülkiyet başvurularında da önemli rakamlar yakalandığını anlalan Habip Asan, “Problem eko sistemi oluşturmak, çünkü yaratılan katma değer düşük. Bilgi üretiyoruz ama markaya dönüşmesinde sorun olabiliyor. Dolayısıyla doğru politikaların ortaya konması gerekiyor” diye konuştu.

Fıkri ve Sınai Hakları Kurulu’nun çalışmalarını sürdürdüğünü, kanun tasarısı hazırlandığını anlatan Asan, şöyle konuştu: “Eko sisteme sahip olmak için TBMM Genel Kurul gündemine yakın zamada gelecek birkaç yenilikten bahsediyoruz. Sayısal olarak dünyanın önündeyiz ama katma değer açısından istediğimiz noktada değiliz. Yeni çalışmayla incelemesiz patent sisteminin kaldırılması, yeni olmadığı anlaşılan tasarımların reddedilmesi gibi maddeleri getiriyoruz. Taklit ürünlerle mücadele konusunda da maddeler var. Teknoloji transferi platformu oluşturuyoruz. Çalışmaların büyük bölümü oluşturuldu. 2023 hedeflerinde inovasyon ve girişimcilik eko sistemi ile ilgili olarak fikri mülkiyet boyutunun çok iyi gittiğini söyleyebilirim.”

“Türkiye global tedarik zincirine entegre olmuş vaziyette”

OECD Türkiye-Avusturya Masası Başkanı Rauf Gönenç de Türkiye’deki politikacıların ülkenin büyümesi yönünde çok büyük çaba içinde olduğunu söyledi. Girişimciliğin de 2000′li yıllarda ortaya çıktığını ifade eden Gönenç, yeni işyerlerinin de aynı yıllarda büyüme kaydettiğini ve orta ölçekli işletme haline dönüştüğünü belirtti. Türkiye’nin dünyada bir dönem Akdeniz ekonomisi olarak nitelendirildiğini ve “kayıp orta” olarak adlandırıldığını dile getiren Gönenç, “2000′li yıllara kadar Türkiye’de birkaç sanayi bölgesine odaklanılmış, ekonomi dağılmıştı. Girişimciliğin 2000′li yıllarda derin hale gelmesiyle bölgede hiçbir zaman görülmemiş bir şekilde büyüme başladı. İstihdam son derece hızlı şekilde gelişmeye, üretim de ileri safhalara gelmeye başladı. OECD’nin yaptığı ölçümlere göre tekstil gibi sektörlerde Türkiye global tedarik zincirine entegre olmuş vaziyette” dedi.

Türkiye’nin daha iyi yapısal reform için iş, üretim, sermaye piyasası kuralları ile uyumlu davranması gerektiğine de işaret eden Gönenç, uluslarası uygulamalara dönük yapılanmaların ülkedeki şirketlerin doğal büyümesini de sağlayabileceğini, özgürleşmenin iş geliştirme açısından da faydalı olabileceğini kaydetti.

Diğer konuşmacılar

ABD Hükümeti Girişimcilik Direktörü Steven Koltai de girişimcilik konusunda eğitimin erişilebilir hale getirilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Dünyadaki bütün girişimcilerin aynı profile sahip olduğunu savunan Koltai, “ABD’de olsa, Gana’da da olsa bütün girişimcilerin belirli özellikleri var, neler olup bittiğini öğrenmek istiyorlar. Girişimciliği sadece ticari anlamda düşünmemek gerekiyor, organizasyon konusunda da çalıştığınız kurumda girişimci olabilirsiniz. Girişimcilik para kazanmak değil, tutkuyu hissetmek ile ilgilidir. Bizim inovasyon ve ticari açıdan köprü olabilecek girişimci ruha sahip olmamız gerekiyor” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Uzmanı ve Danışmanı Murat Gürsoy ise girişimcilik konusunda vade uyuşmazlığının söz konusu olabileceğini, eko sistemde günün sorunlarına bugün alınan önlemlerle çare bulunamayabileceğini ifade etti. Okul öncesi eğitimin de girişimciliği güçlendirdiğini söyleyen Gürsoy, “Okul öncesi eğitime yatırım yaparsak 20-25 yıl sonra etkisini görebiliriz, vade uyuşmazlığını bugünün sorunları ve çözümleri ile konuşursak verimli sonuçlar alamayabiliriz. Bu vade uyuşmazlığını politaka düzeyinde de incelemek gerekiyor” dedi.